Make your own free website on Tripod.com

TÜRK HÜKÜMETİ’NİN ULUSLAR ARASI AF ÖRGÜTÜNÜN YAYINLADIĞI
“ADİL OLMAYAN BİR YARGILAMANIN ARDINDAN VERİLEN ÖLÜM CEZASI : ABDULLAH ÖCALAN DAVASI” ADLI VE AĞUSTOS 1999 TARİHLİ BİLDİRİYE KARŞI VERDİĞİ
CEVABİ MESAJI

BU BİLDİRİYİ İKİ KONU ELE ALIR :

A. ÖLÜM CEZASININ İNSAN HAKLARINA AYKIRI OLUP OLMADIĞI, VE

B. ÖCALAN DAVASININ ADİL OLUP OLMADIĞI.

ULUSLAR ARASI AF ÖRGÜTÜ, ADALET VE DOĞRULUĞU ÖLÇÜ ALAN BİR KURULUŞTUR. ANCAK, GÖRÜNEN O Kİ, KURULUŞ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE, TÜRK HALKINA VE PKK TERÖRİZMİNİN KURBANLARINA ADİL DAVRANMAMIŞTIR. GAZETEDE YER ALAN İDDİALAR TÜRK TARAFINA HİÇBİR ZAMAN DOĞRUDAN SUNULMAMIŞ VE TÜRK TARAFININ KONU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNE YER VERİLMEMİŞTİR. (AYRICA ULUSLAR ARASI AF ÖRGÜTÜ VE CEVABİ MESAJIMIZI KENDİ WEB SİTESİNDE YAYINLAMAYI DA REDDETMİŞTİR.)

BU BİLDİRİNİN BAŞLIĞI TARAFLIDIR. KALDI Kİ, YARGILAMA SÜRECİ HENÜZ TAMAMLANMAMIŞTIR VE YARGILAMA HAKKANİYETSİZ DEĞİLDİR.

BİLDİRİDE ÖNE SÜRÜLEN GÖRÜŞLER DAVANIN YENİDEN YAPILMASINI GEREKTİRECEK SAĞLAM BİR TEMELE OTURMAMAKTADIRLAR. KALDI Kİ, ÖCALAN’IN KENDİSİ YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ İSTEMEMİŞ VE KENDİSİNE YÖNELTİLEN İDDİALARI REDDETMEMİŞTİR. KENDİSİ KURULUŞUNDAN BUYANA (1978) PKK’YI YÖNETTİĞİNİ, PKK’NIN BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞUNU VE BİNLERCE MASUM İNSANININ ÖLÜMÜNE SEBEBİYET VERDİĞİNİ KABUL ETMİŞTİR. AYRICA 1993 YILINA DEĞİN ASIL AMACININ GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDEN AYRI BİR DEVLET KURMAK OLDUĞUNU KABUL ETMİŞTİR. MAHKEME KENDİSİNİN 1998 YILINA DEĞİN BU AMACA YÖNELİK OLARAK ÇALIŞTIĞINI KANITLARIYLA SAPTAMIŞTIR.

BAZI ÜLKELERİN HALKLARI KENDİ ÜLKELERİNİN BÖLÜNMESİNİ HOŞ GÖREBİLİRLER, ANCAK TÜRK HALKI BU HOŞGÖRÜYÜ GÖSTERMEZ. KÜRT KÖKENLİ İNSANLARINDA DAHİL OLDUĞU TÜRKİYE HALKI TARAFINDAN SEÇİLEN VE KÜRT KÖKENLİ MİLLETVEKİLLERİNİN DE İÇİNDE YER ALDIĞI TÜRK PARLAMENTOSU BU TÜR DAVRANIŞLARIN YASALARDA BELİRTİLEN EN AĞIR ŞEKLİDE CEZALANDIRILACAĞINI AÇIKÇA BİLDİRMİŞTİR.

ÖCALAN BU DAVADA KENDİSİNE YÖNELTİLEN SUÇLAMALARIN DOĞRULUĞUNDAN EMİN OLDUĞU İÇİN AVUKATLARINI AZLETMİŞ VE KENDİSİ POLİTİK BİR SAVUNMA YAPMAYI TERCİH ETMİŞTİR. AVRUPA KONSEYİ GEÇİCİ KOMİTESİ BU KONUDA ŞUNLARI SÖYLEMİŞTİR. (DÖK.8441, 21 HAZİRAN 1999): “SAYIN ÖCALAN’IN SAVUNMASI KENDİ AVUKATLARININ HAZIRLADIĞI SAVUNMADAN FARKLI BİR NİTELİK TAŞIMAKTAYDI” MAHKEMENİN AMACI SİYASAL POLEMİĞE GİRMEK DEĞİL HUKUKU DAVAYA UYGULAMAKTI. DAVANIN SİYASAL YÖNÜ HAKKINDA KARAR VERECEK OLAN KURUM PARLAMENTODUR.

PKK VE ONUN MİLİTANLARININ TÜRKİYE’NİN KÜRT KÖKENLİ VATANDAŞLARINA YÖNELİK AYRIMCILIK YAPTIĞI İDDİASIYLA KENDİ TERÖRLERİNİ MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞMALARI YANLIŞTIR. TÜRKİYE’NİN PEK ÇOK YERİNDE KENDİ İSTEKLERİYLE YAŞAYAN ÇOK SAYIDA KÜRT KÖKENLİ İNSAN VARDIR. BU İNSANLAR DİĞER VATANDAŞLARLA AYNI HAKLARA SAHİPTİRLER, HÜKÜMETTE, ENDÜSTRİDE, SİLAHLI KUVVETLERDE, YARGIDA VE HER KURUMDA ÜST DÜZEY GÖREVLERE GELMİŞLERDİR.

HER TÜRK VATANDAŞI ETNİK KÖKENİNE BAKILMAKSIZIN SEÇME HAKKINA SAHİPTİR. PARLAMENTODA 120 KADAR KÜRT KÖKENLİ TEMSİLCİ VARDIR. AYNI ŞEKİLDE YEREL YÖNETİMLERDE PEK ÇOK SAYIDA BENZER İNSANLAR BULUNUR. HATTA, TÜRKİYE KENDİ SINIRLARI DIŞINDA YAŞAYAN KUZEY IRAK’LI KÜRTLERE DE HER ZAMAN YARDIM ELİNİ UZATAN ÜLKE OLMUŞTUR.

LOZAN ANLAŞMASINDA BELİRTİLEN ETNİK AZINLIKLAR DIŞINDA TÜRKİYE’DE HİÇ KİMSE ETNİK KİMLİĞİYLE TANIMLANMAZ. ANADOLU HALKININ ORTAK BİR GEÇMİŞİ OLDUĞUNDAN KİMİN KÜRT OLUP OLMADIĞINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR. BU İNSANLAR YÜZYILLARDIN BU YANA BERABER YAŞADILAR VE BİR TÜRK KİMLİĞİ OLUŞTURDULAR. BU İNSANLAR KURTULUŞ SAVAŞI'NDA KÜRT DEVLETİ YA DA BAŞKA DEVLETLER OLUŞTURMAK İÇİN SAVAŞMADILAR, TÜRKİYE DEVLETİ'Nİ YARATMAK İÇİN MÜCADELE ETTİLER.

1923 YILINDA İMZALANAN LOZAN ANLAŞMASI “ULUSAL AZINLIKLAR” KONUSUNDA BİR DÜZENLEME YAPMIŞTIR. BU ANLAŞMAYA GÖRE BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU MÜSLÜMAN OLAN TÜRKİYE’DE HIRİSTİYAN VE MUSEVİ KÖKENLİ VATANDAŞLARA AZINLIK STATÜSÜ VERİLDİ. ANCAK MÜSLÜMAN ÇOĞUNLUK İÇERİSİNDE YER ALAN KÜRTLERE AZINLIK STATÜSÜ VERİLMEMİŞTİR.

“TÜRK” SÖZCÜĞÜ TÜRKİYE VATANDAŞI ANLAMINA GELİP ETNİK BİR NİTELİK TAŞIMAZ. TABİİ Kİ, İNSANLAR KENDİ ETNİK KİMLİKLERİNDE GURUR DUYARLAR, ANCAK BU İNSANLARIN KENDİLERİ VE AİLELERİ İÇİN KİŞİSEL BİR GURURDUR. SİYASAL BİR KAVRAM OLARAK ETNİSİTE TÜRKİYE HALKI TARAFINDAN REDDEDİLİR. ÖCALAN BİLE ARTIK KÜRT HALKININ YARISINDAN ÇOĞUNUN GÜNEYDOĞU’DA YAŞAMIYOR OLMASI VE O BÖLGEDE YAŞAYANLARIN DA YARISININ KÜRT OLMAMASI NEDENİYLE DAHA ÖNCE BİR KÜRT DEVLETİNİN KURULMASINA YÖNELİK TALEPLER OLSA DAHİ BU GÜN BÖYLE BER ŞEYİN SÖZ KONUSU EDİLEMEYECEĞİNİ KABUL ETMİŞTİR.

KÜRTÇE ŞEKLİNDE BİR DİL OLMAYIP TÜRKİYE’DE YAŞAYAN İNSANLAR ZAZA, KIRMANÇİ GİBİ DİYALEKTLERDE KONUŞABİLME VE YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİPTİRLER. ÖCALAN’IN KENDİSİ DE TÜRKÇE KONUŞUR VE KÜRT HALKI TARAFINDAN KULLANILAN DİYALEKTLER HAKKINDA SINIRLI BİR BİLGİSİ VARDIR.

KÜRT KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMAK AMACIYLA KÜRTÇE YAYIN YAPAN RADYO VE TELEVİZYONLAR BULUNMAKTADIR. ÖZGÜR ÜLKE GİBİ SERBESTÇE HÜKÜMET ALEYHTARI YAYIN YAPAN KÜRT GAZETELERİ DE BULUNMAKTADIR. BU GAZETELER SERBESTÇE GAZETE BAYİLERİNDE SATILSALAR BİLE OKUYUCULARI AZ OLDUĞUNDAN KÜRT KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZIN GENEL GÖRÜŞLERİNİ YANSITMAZLAR.

TERÖRİST ÖRGÜTLERİN GENELLİKLE GERÇEKLİKLE BAĞDAŞMAYAN AMAÇLARI VARDIR VE BU AMAÇLARIN YERİNE GETİRİLMESİNİN KENDİLERİNİN CEZAİ SORUMLULUKLARINI ORTADAN KALDIRACAĞINI DÜŞÜNÜRLER. PKK BİR İSTİSNA DEĞİLDİR. ANCAK GÜNÜMÜZDE ULUSLAR ARASI METİNLERDE DE BELİRTİLDİĞİ GİBİ TERÖRİZMİN HİÇBİR ŞEKİLDE MEŞRU GÖSTERİLEMEYECEĞİNE DAİR ORTAK BİR GÖRÜŞ VARDIR.

AGİÖ PARİS ŞARTI DER Kİ ; “BİZ HER TÜRLÜ TERÖRİST FAALİYETİ KINAR VE TERÖRİZME KARŞI ULUSLAR ARASI ÇALIŞMALARIN VE İŞBİRLİĞİNİN YÜRÜTÜLMESİNİ ONAYLARIZ “

HELSİNKİ NİHAİ SENEDİ İSE DER Kİ ; DEVLETLER TERÖRİZME DOLAYLI YA DA DOĞRUDAN DESTEKTE BULUNMAKTAN VE DİĞER BİR ÜLKENİN REJİMİNE KARŞI YAPIYAN MÜCADELELERİ DESTEKLEMEKTEN KAÇINMALIDIRLAR.

19 OCAK 1998 TARİHLİ BM SÖZLEMESİ TERÖRİZMİN ÖNLENMESİ KONUSUNDA ŞU İBARELERİ KULLANMIŞTIR: HANGİ SİYASAL, İDEOLOJİK, IRKSAL, ETNİK, DİNSEL VB. NİTELİKLİ OLURSA OLSUN TERÖR YARATACAK HERHANGİ BİR EYLEM ASLA HOŞ GÖRÜLEMEZ.

BM GENEL KURULU 27 ŞUBAT 1998 TARİHİNDE YAYINLADIĞI İNSAN HAKLARI VE TERÖRİZM KONULU VE 527133 NUMARALI YÖNERGE İLE ULUSLAR ARASI SİLAH VE UYUŞTURUCU KAÇAKÇISI CİNAYET, İNSAN KAÇIRMA, REHİN ALMA VE HIRSIZLIK GİBİ SUÇ ÖRGÜTLERİ İLE TERÖRİST ÖRGÜTLER ARASINDAKİ İLİŞKİYE DEĞİNMİŞ VE ŞU NOKTALARIN ALTINI ÇİZMİŞTİR.

1. TERÖRİZME MARUZ KALANLARA DESTEĞİNİ DİLE GETİRMİŞ;
2. SERBESTÇE YAŞAMA HAKKINA, ÖZGÜRLÜĞE VE GÜVENLİĞE İLİŞKİN YAPILAN SALDIRILARI KINAMIŞ;
3. SİVİL TOPLUMU VE ÜLKE KALKINMASINI HİÇE SAYARAK İNSAN HAKLARINA, DEMOKRASİYE, ÖZGÜRLÜKLERE VE DEVLET GÜVENLİĞİNE KARŞI YÖNLENDİRİLEN TERÖRİST SALDIRILARA KARŞI OLAN SERT TAVRINI YÖNELEMİŞTİR.
4. ULUSLAR ARASI HUKUKU VE İNSAN HAKLARI ÇERÇEVESİNDE HER DEVLETİ TERÖRİZME KARŞI GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAYA DAVET ETMİŞTİR.

A. ÖLÜM CEZASI :

AF ÖRGÜTÜNÜN YAYINLADIĞI BİLDİRİDE ÖLÜM CEZASI “EN ACIMASIZ VE İNSANLIK DIŞI BİR CEZALANDIRMA YÖNTEMİ" OLARAK DEĞERLENDİRİLİR. BU GÖRÜŞ YAZARIN GÖRÜŞÜ OLABİLİR VE AYRICA TÜRKİYE İÇİNDE VE DIŞINDA PEK ÇOK İNSAN TARAFINDAN DA PAYLAŞILABİLİR, ANCAK BU CEZA İNSAN HAKLARININ BİR TÜR İHLALİ SAYILMAZ.

TÜRKİYE TARAFINDAN 18 MAYIS 1954 TARİHİNDE İMZA OLUNAN 1950 TARİHLİ AVRUPA İNSAN HAKLARI VE TEMEL ÖZGÜRLÜKLER SÖZLEŞMESİ ÖLÜM CEZASINI YASAKLAMAZ. MADDE 2 (1) DER Kİ; “HUKUK TARAFINDAN CEZALANDIRILMADIKÇA HİÇ KİMSE CANINDAN EDİLEMEZ”.

SÖZLEŞMENİN AVRUPA KONSEYİ ÜLKELERİNDE İDAM CEZASININ KALDIRILMASINA İLİŞKİN 6 NUMARALI PROTOKOLÜ 28 MAYIS 1983 TARİHİNDE İMZAYA AÇILMIŞTIR. BU PROTOKOL GENİŞ TARTIŞMALARA NEDEN OLMUŞTUR. ŞU ANDA HALEN AVRUPA KONSEYİNİN SEKİZ ÜYESİ BU PROTOKOLÜ İMZALAMAMIŞTIR. İNGİLTERE BU PROTOKOLÜ 1 HAZİRAN 1999 TARİHİNE DEĞİN İMZALAMAMIŞTIR.

1997 YILINDA TÜRK PARLAMENTOSUNDA İDAM CEZASININ KALDIRILMASINA İLİŞKİN BİR YASA TASARISI HAZIRLANDI. HER ÜLKEDE ÖLÜM CEZASINI ACIMASIZ VE ANLAMSIZ BULAN İNSANLAR OLABİLİR. BAZI İNSANLAR İSE BİR İNSANIN NAYATININ ALANIN KENDİ HAYATINI VERMEYE HAZIR OLDUĞU DÜŞÜNCESİNİ TAŞIMAYA VE DOLAYISIYLA ÖLÜM CEZASININ İNSANLARI SUÇ İŞLEMEKTEN CAYDIRMAYA YÖNELİK BİR İŞLEVİ OLDUĞUNA İNANMAKTADIRLAR. AVRUPA KONSEYİ DIŞINDA ABD GİBİ PEK ÇOK ÜLKEDE ÖLÜM CEZASI, HUKUK VE UYGULAMA AÇISINDAN HALA VARLIĞINI KORUMAKTADIR.

KAMUOYUNDAKİ TARTIŞMA SONUÇLANANA DEĞİN ÖLÜM CEZASI YASAL OLARAK KALMAYA DEVAM EDECEKTİR, ANCAK BU CEZA 1984 YILINDAN BU YANA UYGULANMAMAKTADIR. BİR TÜRK MAHKEMESİNDE ÖLÜM CEZASI VERİLMESİ DURUMUNDA DAVA DOĞRUDAN YARGITAY’A TEMYİZ İÇİN GÖNDERİLEBİLİR. KARAR YARGITAY TARAFINDAN ONANSA BİLE PARLAMENTO TARAFINDAN ONAYLANMADIKÇA UYGULANMAZ. İŞTE BU AŞAMADA PARLAMENTO ÖCALAN’IN VERDİĞİ SİYASAL SAVUNMAYI DEĞERLENDİRECEK VE KARARINI ONA GÖRE VERECEKTİR. PARLAMENTO KARARI ONASA BİLE SON KARARI CUMHURBAŞKANI VERECEKTİR. YAŞ, HASTALIK VE YETERSİZLİK GİBİ NEDENLERLE CUMHURBAŞKANI CEZAYI HAFİFLETME YETKİSİNE SAHİPTİR.

ULUSLAR ARASI AF ÖRGÜTÜNÜN BİLDİRİSİ YAYINLANDIĞINDA HENÜZ KARAR YARGITAY TARAFINDAN ONAYLANMAMIŞTIR. BU NEDENLE BU BİLDİRİ BAĞIMSIZ YARGIYA BİR TÜR MÜDAHALE NİTELİĞİNİ TAŞIR.

DAVANIN HAKKANİYETİ :

ÖCALAN’I ZİYARET EDEN AVRUPA KONSEYİ ÜYELERİ 21 HAZİRAN 1999 TARİHİNDE TEMSİLCİLER MECLİSİNE ŞU RAPORU SUNDULAR (DÖK. 8441, PARAFRAF 8): “DAVA HAKKINDAKİ GENEL DÜŞÜNCEMİZ DAVANIN TÜRK HUKUK KURALLARI ÇERÇEVESİNDE DOĞRU OLARAK YAPILDIĞI YÖNÜNDEDİR... YARGIÇ MAHKEME SALONUNDA BULUNAN HERKESİN İSTEKLERİNİ KARŞILAMAK KONUSUNDA OLDUKÇA HASSASTI. YARGIÇ VE SAVCI YARGILAMA SÜRESİNCE KURALLARA VE YARGILANAN KİŞİYE SAYGILI BİR TUTUM TAKINMIŞLARDIR. AYNI DURUM YABANCI DİPLOMAT, PARLAMENTER VE BASIN MENSUPLARINA SAYGILI DAVRANAN TÜRK YETKİLİLER İÇİN DE SÖZ KONUSUDUR”

AF ÖRGÜTÜNÜN GÖZARDI ETTİĞİ NOKTA ÖCALAN DAVASININ, ÖCALAN’IN, TANIKLARIN, YARGIÇLARIN, AVUKATLARIN VE DİĞER İLGİLİ İNSANLARIN GÜVENLİKLERİ AÇISINDAN OLDUKÇA RİSKLİ OLDUĞUNU KONUSUDUR.

ÖCALAN, TERÖRİST ÖRGÜT OLARAK KABUL EDİLEN BİR ÖRGÜTÜN LİDERİ OLARAK TANIMLANIR. BU ÖRGÜT AYRICA AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ TARAFINDAN GÖRÜLEN ZANA-TÜRKİYE DAVASINDA DA TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK NİTELENDİRİLMİŞTİR. (69/1996/688/880). PKK, PEK ÇOK SİVİL ASKER VE POLİSİN YAŞAMINI YİTİRMESİNE NEDEN OLAN CİNAYETLERE KARIŞMIŞ VE ÇOK SAYIDA MİLİTANI İNTİHAR SALDIRISINDA BULUNMUŞTUR. ÖCALAN AYRICA KENDİ ÖRGÜTÜNÜ VE YABANCI DESTEKÇİLERİNİ ZOR DURUMDA BIRAKACAK CİDDİ BİLGİLERE SAHİPTİ. BU NEDENLE BİR SUİKASTE KURBAN GİTMESİ BÜYÜK OLASILIKTIR.

BU NEDENLERLE GÜVENLİK TEDBİRLERİ NORMAL DAVALARDA OLDUĞUNDAN DAHA ÇOK ARTIRILDI. BU AMAÇLA ÖCALAN BAŞKA BİR TUTUKLUNUN OLMADIĞI BİR ADA CEZAEVİNDE ALIKONULDU. BU ÇERÇEVEDE KENDİSİ GÖZETİM OLMAKSIZIN BİR BAŞKASIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEDİ VE KENDİSİNE DIŞARDAN BİR YABANCI MADDE GETİRİLMESİNE İZİN VERİLMEDİ. HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ, ONUN DİĞER İNSANLARLA TUTUKLULARLA VE YANDAŞLARIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMESİ KAÇINILMAZDIR. CEZAEVİ PERSONELİ VE GÜVENLİK GÖREVLİLERİ ÖCALAN YANDAŞLARI TARAFINDAN SIK SIK TEHDİT EDİLDİKLERİNDEN BU İNSANLARIN KİMLİKLERİ GİZLİ TUTULMUŞTUR.

ÖCALAN’IN AVUKATLARIN MAHKEMEYE KALEM VE KAĞIT GETİRMELERİNE İZİN VERİLMEDİĞİ DOĞRUDUR, ANCAK AF ÖRGÜTÜ BİR ŞEYİ BİLMELİ Kİ YA DA BİLMELİYDİ Kİ, AVUKATLARIN İHTİYACI OLAN BU TÜR MALZEMELER MAHKEMECE SAĞLANMIŞTIR. ÖCALAN İLE AVUKATLARININ GÖRÜŞMELERİNİN SINIRLI TUTULDUĞU ŞEKLİNDEKİ SÖYLENTİLER DOĞRU DEĞİLDİR. ÖCALAN'IN GÜVENLİĞİ NEDENİYLE MAHKEME GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN SALONDA BULUNDUKLARI DOĞRUDUR ANCAK GÖREVLİLER DUYMA MESAFESİNDE BULUNMAMIŞLARDIR. AVUKATLAR TARAFINDAN İDDİA EDİLEN PEK ÇOK ŞEY ÖCALAN’IN KENDİSİ TARAFINDAN YALANLANMIŞ VE ÖCALAN, AVUKATLARI İLE YAPILAN GÖRÜŞMELERİN SERBESTÇE GERÇEKLEŞTİĞİNİ AÇIKLAMIŞTIR.