Make your own free website on Tripod.com
PKK'nin katlettigi bir bebek

PKK’NIN GERÇEK YÜZÜ

PKK'nin Taksim'deki Intihar Saldirisi
PKK'nin katlettigi bir bebek PKK'nin Gerçek Yüzü

Bugüne kadar PKK terör örgütü üzerine çok sözler edildi. Yerli yersiz, zamanlı zamansız, yetkili yetkisiz bir çok kişi bu terör örgütü konusunda açıklamada bulundu.

Kitap haline de getirilen bu tür çalışmaların bir çoğu çok önemli bir noktayı gözden kaçırdı.

PKK’nın  ve terör örgütü başı Abdullah Öcalan'ın amacı ne Kürt kökenli vatandaşlarımızın mutluluğuna sahip çıkmak, ne de onların her konuda gelişimine yardımcı olmaktı.

PKK Terör Örgütü, iç ve dış kamuoyunda sürekli olarak sözde "Ezilen Kürt halkının özgürlüğü" için savaşan bir organizasyon kimliği ile öne çıkmaya çalışmaktadır. Ancak, örgütün bugüne kadar işlemeye çalıştığı ve gerçek dışı bilgilere dayanarak sürekli tekrarladığı, “Kürt Kimliği, Kürt Halkının Özgürlüğü, Kimlik ve Özgürlük için savaşıldığı” temaları ile, kendisini Kürt kökenli kabul eden vatandaşlarımız ve Dünya kamuoyu yanıltılarak, Türkiye aleyhtarı amaçlara alet edilmeye çalışılmıştır.

Söz konusu temalar yıllardır ısrarla ve kurnazca işlenmek suretiyle, yurtdışında birçok ülke ve uluslararası kuruluş ile, yurtiçinde çok sayıda legal dernek, kurum ve kuruluş, bazı basın ve yayın organları, hatta bazı siyasi partiler ile yetkili kişilerin, duygu ve düşünceleri ipotek altına alınmıştır.

Bunun sonucu olarak, bir takım maksatlı çevrelerin de desteği ile içeride ve dışarıda bazı kişi ve gruplar, örgütü "Kürt kökenli insanların temsilcisi" olarak görme eğilimi kazanmış, ve buna paralel olarak da, Türkiye'nin terör sorununu "Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kürt kökenli vatandaşlar arasındaki bir mücadele" şeklinde görmüşlerdir.

Oysa, 1984 yılından beri yaşanan PKK terörünün geçen 15 yıllık sürede uyguladığı vahşet incelendiğinde, bu örgütün gerçek kimliği açıkça ortaya çıkmaktadır.

Türk kamuoyu, yıllardır bu gerçeğin er geç kavranacağı inancını taşıyarak, terör örgütünü destekleyen ülke, kuruluş ve kişilere karşı hep sabır göstermiştir. Nitekim Ekim 1993’den itibaren bir çok ülke bu gerçeğin farkına varıp PKK’yı Terör Örgütü olarak ilan etmiş ve yasadışı kuruluşlarından çoğunu kapatmıştır. Güneyinden Kuzeyine, Doğusundan Batısına ülkemizin her bölgesinde yaşayan vatandaşlarımız ve tüm dünya bilmelidir ki, PKK Terör Örgütü; Kürt kökenli vatandaşlarımızın mutluluğu ile hiç bir ilgilisi olmayan, tamamen lider kadrosunun kişisel çıkarlarını tatmin etmek maksadıyla, ülkemiz üzerinde hain emeller güden, Türkiye düşmanı bazı dış güçler tarafından kiralanmış, halkımızın huzur ve güvenini sarsarak güçlenmemizi, gelişmemizi frenleme vazifesinin taşeronluğunu yüklenen bir eşkiya ve caniler grubudur. Bu nedenle artık Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan vatandaşlarımızın sorunları PKK Terör Örgütü’nün amaçları ile karıştırılmamalı, özdeşleştirilmemelidir.

Ne Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan insanlar yalnızca Kürt kökenli vatandaşlardır, ne de Kürt kökenli vatandaşlar yalnızca Güneydoğu Anadolu'da yaşamaktadır. Kürt kökenli vatandaşlarımız, Anadolu'nun son 1000 yıllık tarihinde, hiçbir zaman diğer etnik gruplardan ayrı durmamış, karşılıklı evlenmelerle diğer Anadolu insanlarıyla karışmış ve kaynaşmışlardır. Yüzyıllardır iç içe yaşamış bu insanlar arasında, artık ayrı etnik kökenlerden söz etmek dahi imkansız hale gelmiştir.

Gerçek şudur ki;

Türkiye’de yaşayan vatandaşlar arasında herhangi bir ayırım yoktur.

Bütün vatandaşların, yasalar önünde seçme ve seçilme hakkı vardır.

Bütün vatandaşlar, yasalar önünde eşit siyasi haklara sahiptir. Örneğin, her vatandaş siyasi parti kurabilir, dilediği siyasi partiye üye olabilir, dilediği makama ve göreve talip olabilir.

Siyasi açıdan hiçbir kısıtlama yoktur, olmamıştır da.

Devletimiz, teröristlerin “Bu yanılgıyı er geç anlayacakları” inancı ile, bugüne kadar azami sabrı göstermiş ve göstermekte olup, çözümün demokrasinin temel unsuru Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında bulunacağına inanmaktadır.

Dünyadaki tüm yasalar gibi Türkiye'deki yasalar da kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına almak için hazırlanmıştır.Terör örgütü, Kürt kökenli olanlar da dahil olmak üzere, tüm vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmeye devam ettiği sürece, yasaların gerektirdiği yaptırımlardan kaçamayacaktır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi, madde madde ele alındığında, karşılaşılan sonuç çok dikkat çekicidir:

PKK Terör Örgütünün;

*Militanlarına, yandaşlarına ve bölge halkına karşı kardeşlik anlayışı ile davranmadığı artık su yüzüne çıkmıştır. (madde – 1)

PKK Terör Örgütü;

* Yaş ve cinsiyet farkı gözetmeden (Bebek, çocuk, genç, ihtiyar, kadın,erkek ayrımı yapmadan) insanları öldürmekte, böylece onların yaşama ve kişi özgürlüğü ve hakkı’na karşı gelmektedir. (madde – 3)

* İnsanları, örgüte girmeye zorlamakta, onların örgütten ayrılmalarına müsaade etmeyip, çağdışı bir disiplin anlayışı ile zorla örgütte kalmalarını sağlamakta ve köle gibi kullanmaktadır. (madde – 4)

* Halktan zalimce ve işkence ile para ve malzeme toplamakta, zorla dağ kadrosuna gönderdiği genç kızlara onur kırıcı davranışlarda bulunmaktadır. (madde – 5)

* Türkiye’de, herkesin Anayasa teminatı altında bulunan bağımsız mahkemelere müracaat hakkı varken, PKK Terör Örgütü Anayasa, ya da yasa ile tanınmış temel hakları çiğneyen eylemlere baş vurma yolunu seçmektedir. (madde – 8)

* Ülkede serbest dolaşım özgürlüğü varken, bu hürriyeti yol keserek, otobüsleri silahla tarayarak, bomba koyarak, turistleri zorla dağlara kaçırıp, keyfi yakalamalar ve alıkoymalar yapmak, kendisine boyun eğmeyen köyleri ateşe verip, başka bölgelere sürmeye kalkışmak suretiyle bu özgürlüğü ortadan kaldırmaktadır . (madde – 9)

* Yaşadıkları yerlerden göç eden kişi ve ailelerin geri dönme haklarına karşı çıkıp dönüşlerini engellemeye çalışmaktadır. (madde – 13)

* Örgüt kadrolarındaki kızlar ile zorla ilişki kurulmakta ve ailenin doğal ve temel birimi oluş ilkesi hiçe sayılarak, örgütte çok eşlilik yaygınlaştırılmaktadır. Genç kızlar genelde bir seks aracı olarak görülmekte ve onların insanlık onuru aşağılanmakta, tahrip edilmektedir. (madde – 16)

* Bölge halkının mal, mülk ve parasına zorla el koymakta, kişileri keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakmaya çalışmaktadır. (madde – 17)

* Camileri ve mescitleri bombalayarak, din kitabı okuyan genç, ihtiyar herkesi kurşunlamakta, köy camilerindeki din görevlilerini öldürerek, insanların inanç özgürlüğü hakkını engellemekte, bu özgürlüğe saldırmaktadır. (madde – 18)

* Bölge halkının müdahale olmaksızın görüş edinme, bilgi ve düşünceleri arama hakkına ait özgürlüğü olduğu halde, bölgedeki gazete bayilerini ve yayınevleri ilgililerini tehdit ederek, yayınevlerini kapatmaya zorlamakta günlük gazetelerin dağıtım ve satımını engellemeye çalışmaktadır. (madde 19)

* Türkiye’de herkes barışçı amaçlı dernek kurma hakkına sahiptir.  Terör örgütü ise, terörü desteleyen dernekler kurarak ve bölge halkını bu örgütlere katılmaya zorlayarak, söz konusu hakkı istismar etmektedir. (madde – 20)

* Bölge halkının seçimlerle ülke yönetimine katılma hakkı varken, kişileri baskı altında tutarak serbest seçimlerde aday olmamaları, oy vermemeleri, siyasi partileri binalarındaki parti tabelalarını indirmeleri yönünde tehdit etmekte, seçme ve seçilme hakkını engellemektedir. (madde – 21)

* Devletin bütün gayret ve faaliyetlerine engel olmaya çalışarak, bölge halkının toplumsal güvenlik hakkını elinden almakta, okulları yakarak, öğretmenleri öldürerek, kültürel haklarının gerçekleşmesi ve gelişmesini önlemektedir. (madde – 22)

* Bölge halkına elverişli koşullarda özgürce iş seçme olanağı sağlayan devlet yatırımlarına engel olmakta, şantiye basarak, çalışanları tehdit ederek veya öldürerek serbestçe iş edinme hakkını yok etmeye çalışmaktadır. (madde – 23)

* Öğrencileri okuldan ayrılmaya veya boykota zorlayarak eğitim hakkını gasp etmektedir. (madde – 26)

* Türkiye’nin hiçbir ayırım gözetmeden (T.C. Anayasası Madde – 10) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtilen hak ve özgürlükleri tam olarak gerçekleştirecek düzenlemeleri Anayasa ve yasalar ile teminat altında, kişi hak ve hürriyetleri haline getirdiğini görmezlikten gelmekte, dünya kamuoyunu asılsız ve dayanıksız iddialar ile yanıltmaktadır. (madde – 28)

* Sözde, Kürt kökenli vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin sağlanması için mücadele ederken, tüm yöre halkının hak ve özgürlüklerini ihlal etmekte, bunlara saygı göstermemekte, demokratik bir ülke olan Türkiye’de genel ahlaka, kamu düzenine, huzur ve refahı sağlayan yasalara karşı çıkmaktadır. Netice olarak, kendi amaçlarını, Birleşmiş Milletler'in amaç ve ilkelerine aykırı uygulamalar ile sağlamayı, mücadele stratejisi olarak kabul etmektedir. (madde – 29)

* Terör Örgütü, BM İnsan Hakları Bildirgesi’nin bütün hükümleri ve Türkiye’de yaşayan vatandaşların bildirgede yer alan bütün hak ve özgürlüklerini yok etmeye yönelik iğrenç ve insanlık dışı bir eylem sürdürmektedir. (madde – 30)